Aile Danışmanı | Cinsel Terapist | Okul Öncesi Egitimcisi | Bir Çocuk Gelişir Dünya Değişir Kitabının Yazarı | Aile Dostu Şehir Projesinin Mimarı |Anne Baba Okulu'nun Kurucusu

Kriz Dönemlerinde Kurumsal Bakış

  • Kriz kavramı ve krize müdahale olgusu 2. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda gündeme gelen bir konudur. Bu yıllarda kliniklere başvuran insanların sayısındaki artış bu yaklaşımın gelişmesine neden olmuştur. Ancak bu terim klasik psikiyatrik sözlüklerinin 1970 basımında yer almıştır. Yani yeni bir konudur.
    Gerçi Freud ve sonrasında bazı bilim adamları , insanı zorlayan yaşam olaylarının ruhsal sağlığa olumsuz etkilerine değinmişlerdir. Ancak bu günkü anlamıyla ele alınışının Eric Lindeman (erik lindemın)ve Gerald Caplan’ın (cerıld keplın)çalışmalarıyla ilk başladığını görüyoruz. Bir gece kulübünde çıkan yangın sonunda, ölen kişilerin yakınlarının , bu olay karşısındaki tepkileri üzerinde yapılan incelemeler kriz teorisini temelini oluşturmuştur.
    Krizin gelişimi Lindeman’la çalışan Caplan tarafından etraflıca ifade bulmuş,  homeostasis kavramını krize müdahale ile ilişkilendiren ilk kuramcı olmuştur. Caplan’a göre insan organizması sürekli olarak dış çevre ile homeostatik bir denge sürdürmeye çalışmaktadır. Bu hassas denge fizyolojik ve psikolojik kuvvetler tarafından tehdit edildiğinde insan organizması bu dengeyi tekrar kurmak üzere problem çözme etkinliklerine başvuracaktır. Ancak bir kriz durumunda birey, herhangi bir çözümün olmadığı bir problemle karşı karşıyadır.
  • Krizin tipik seyrinde Caplan, 4 ayrı dönem tanımlar,
  • I. Birinci dönemde bir sorunla karşılaşan birey, artan gerginliğe karşı duygusal dengesini yeniden kurmak için alışageldiği problem çözme tekniklerini kullanır.

    II. İkinci dönem alışılagelen yöntemlerin başarısız olduğu, tehdidin sürdüğü, gerginliğin arttığı dönemdir. Birey dezorganize olur. Problem çözmek için deneme – yanılma yollarına başvurur.

    III. Üçüncü dönemde problem çözmedeki başarısızlık sürmektedir. Bu dönemde bütün iç ve dış kaynaklar seferber edilir. Bunun sonucunda bazen birey problemi çözer, bazen de gerilim büyük boyutlara ulaşarak akut depresyon tablosu ortaya çıkar.

    IV. Bu dönemde gerilim birikerek kırılma noktasını aşar. 2 sonuçtan biri görülebilir. Ya birey büyük bir duygusal yıkıma uğrar ya da krizi kötü uyumlu davranış formlarıyla çözümleyerek gerilimi azaltırken sosyal işlevselliğini zedeleyebilir. Davranış bozuklukları; örneğin antisosyal, saldırgan davranışlar, depresyon, intiharlar gerginlik, letarji vb. kendini gösterir.

  • Aslında kriz kişilik gelişimi için bir fırsat oluşturur. Ancak psikopatolojik tepkilerle sonlanabilme tehlikesi de taşır. Caplan’a göre krizler 1 – 5 haftalık dönemler içinde iyi ya da kötü sonlanacak durumlardır. Bu süre içinde yapılacak müdahale çok etkili olabilir.

Bir önceki yazımız olan Krize Müdahale
 başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Canan Çam
Loading...